Hava oburu musun? O zaman önce sakin ol!

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek

Hava oburu musun? O zaman önce sakin ol!

Mesaj tarafından ygt_srn Bir Perş. Ara. 03, 2009 6:10 am

İşte size eğitimlerde söylenmeyen bir sualtı korkusu : "hava oburluğu" utangaçlığı. Bir dalıcının havasını diğerlerinden çok daha hızlı tüketmesi nedeni ile tüm grup dalışı erken bitirerek yüzeye çıkar ve şimdi herkes dalışı rezil eden müsrif hava canavarına bakar - sana! Bütün havan nereye gitti? Belki sadece iri bir dalıcısın. Aşırı kilolu birisiyle bir sıskanın eşit hava tüketmesi söz konusu olamaz. Belki birçok küçük şey üst üste gelmiş olabilir, kaçıran bir O-ring, sualtında yanlış pozisyon alma, büyük BC, kuvvetli akıntı ve normalden daha düşük basınçlı tüple dalışa başlama.



Bütün bu "kusursuz özür yağmuru"na karşın büyük bir ihtimalle sen diğer dalıcılardan daha heyecanlı olabilir ve böylece daha hızlı ve daha verimsiz solunum yapıyor olabilirsin. Heyecanlılık hava israfıdır. Gerçekten de birçok dalıcı senin tüpünü çabuk boşaltmanın nedeni olarak sinirli, heyecanlı bir yeni dalgıç olduğunu düşünürler. Bu önyargıda ısrar edilir, çünkü maalesef bunda bir parça doğruluk payı da vardır. Bütün hava oburları sinirli veya heyecanlı çaylak dalıcılar değildir, fakat heyecanlı yeni dalıcılar gerçekten tecrübe kazanmalarına ve sakin dalmaya başlayana kadar daha çok hava tüketirler.



Ama sen yeni, çaylak bir dalıcı değilsin, o zaman senin problemin nedir? Devam etmeden önce, dalış defterimiz ne kadar dolu olursa olsun, yeni bir durum karşısında hepimizin zaman zaman heyecanlı olduğunu unutmayalım. Kendi dalış bölgesinde yaptığı dalışlar sırasında bırakın heycanlanmayı, artık bundan sıkılan Kaliforniya'lı arkadaşımın, dünyanın diğer bir ucu Avustralya'da teknenin etrafında yüzen köpekbalığı yüzgeçlerini gördüğünde "bir dakika... ben bunu yapmak istemiyorum" diye düşünmesine rağmen, oradaki Avustralya'lıların önünde küçük düşmemek için gergin bir dalış yaptığında tüpündeki havanın nasıl o kadar çabuk yokolduğunu şaşkınlıkla izlemesi gibi. Ve sen, herhangi birgün, bu heyecanı duymak için o kadar uzaklara gitmene gerek yok. Soğuk su, kuvvetli akıntı, kötü görüş, alışılmamış derinlik, yeni ekipmanlar; yani potansiyel olarak herhangi birşey, ya da hiçbirşey, bugün yapılacak dalışın yeni bir deneyim olmasına yeterlidir. PADI Kurs Direktörü LeRoy Wickham'ın söylediği gibi, teknede atlama platformundan sualtını göremezsin, bu da her zaman bir bilinmeyenle karşılaşma anlamına gelir. Yeni durumlar bizi biraz asabi yapar çünkü bilinmeyende bir tehdit gizli olabilir, ve ilerisini göremediğimiz durumlarda "ya ... olursa" oyununu oynamak çok doğaldır. Wickham "en kötü ihtimaller üzerine gideriz" diyor. "Karanlık bir evde yürümek gibi. Biz büyükler bile canavarları düşünürüz."



Bu, Kolombiya Üniversitesi Psikiyatri Bölümünden Dr. Joel Sneed'in belirttiği "heyecan döngüsü" tanımına uyar. Canavarlar hayal etmek veya yeni bir BC'de hangi butonun ne olduğunu hatırlamaya çalışmak sempatik sinir sistemimizi aktive eder. Bu, kan dolaşımına adrenalin pompalar, kalp atış hızını ve nefes alma hızımızı artırır, ve genellikle bizi savaşmaya ya da kaçmaya hazırlar. "Böylece" diyor Sneed, "aşırı ihtiyatlı ve gördüklerimizde seçici oluruz. Sadece tehlike sinyallerine odaklanırız". Bu bizim daha da hızlı nefes almamıza neden olan daha çok heyecan ve daha fazla adrenalin demektir; ve hızlı soluk alma daha fazla heyecan yaratır. Kendisini tetikleyen bu çevrim fasit bir daireye dönüşür ve "sonunda paniğe neden olur" diyor Sneed. "Kısa ve sık aralıklarla soluyarak kendi kendinize panik atak yaratabilirsiniz".



Birçoğumuz, tabii ki, bu kadar ileri gitmiyoruz. Heyecanlı, gergin ya da asabi olduğumuzun farkına bile varmayabiliriz. Ama ister meraklı, ister aşırı alarmda ya da tedbirli olmak deyin, tam sakin değilsinizdir. Çok fazla hava tüketirsiniz çünkü kısa sık soluma oksijenin karbondioksit ile değişmesi için havanın akciğerlere gitmesini sağlayamaz. Bunun yerine, büyük miktarda hava boğazınıza kadar ilerler ve buradan tekrar denize, kullanılmamış olarak atılır.



Dalışta sinirli olmak için iki temel konu vardır. Bunlara fiziksel ve duygusal tehlikeler diyebiliriz : köpekbalıkları ve Avustralya'lılar gibi. Arkadaşım hangi tehlikeyi daha ciddiye almış olabilir? Hava tükenmesi, bir yerde sıkışıp kalmak, emboli, boğulma ve köpekbalıkları ile savaşmak gibi gerçek tehlikeler bizi başka bir dalıcının bizi aşağılamasından daha fazla endişelendirir diye düşünebilirsiniz, ama her zaman böyle olmaz. "Biz sosyal hayvanlarız ve grup halinde yaşarız" diyor Wickham. "Gruptakilerden farklı olmak heyecan vericidir ve bunun dalışla hiçbir ilgisi yoktur. Heyecan ve stres için apaçık olan nedenlerden başka birçok neden vardır, ama bunların hepsi sık ve hızlı solumaya ve böylece hava israfına neden olur.



SAKİN OLMAYI ÖĞREN

Heyecanlılar için geleneksel ilaç, üstesinden gelene kadar çok dalış yapmaktır. Bu kötü bir ilaç değildir, fakat çok uzun zaman alabilir. Rehbersiz yapılan uygulamalar, yapılan yanlışlıkların uygulaması olur ki, kuyuyu daha da derinleştirmek anlamına gelir. Bazı insanlar, henüz rahat bir dalış yapamadan dalışı bırakmaktadırlar. Bununla birlikte, rahatlama eğrisini hızlandırmak mümkündür. Burada anahtar, dalıştan saatler önce sizde toplanmaya başlayan her türlü stresi azaltmaktır. Böylece, sualtına açılan kapıda beklerken soluklarınızı hızlandırarak sizi heyecanlandıran fazla adrenalinden kurtulunulabilir.



1- HAZIRLIKLI OL

Dalışa hazır olmak kadar önemli birşey de hazır olduğunu bilmektir. Dalış başında ekipmanı ve eğitimi hakkında ciddi kuşkuları olan dalıcı hayatını onlara teslim ederken sakin olamaz. Temel kural : dalış yolculuğundan çok önce ekipmanını kontrol et ve say; çantanı hazırlarken "ilk giren son çıkar" prensibini unutma, ecele etmemek için tekneye erken gel, briefing'e erken gel, SCUBA'nı erken bağla. Evet, bunları yapman gerektiğini biliyorsun, ama eğer gerçekten bunları yapmazsan heyecan çevrimini beslemiş ve hava israf etmiş olursun. Bilgisizlik mutluluktur; birşeyi yanlış yaptığımızı bildiğimizde sonuçları hakkında endişe ederiz.



2- RAHAT OL

Dinlenmiş ol, açlık ve susuzluk hissetme. Rahat derecede sıcak giyin. Yorgunluk, soğuk ve açlık rezervlerini azaltır ve dalışın üstesinden gelemeyeceğin endişesine kapılırsın. Bu da strestir.



3- BİLGİLİ OL

Nereye gittiğini ve ne yapacağını bil. Önceden dalış derinliğini, dip yapısını, akıntıyı ve su sıcaklığını (hatta dalış noktasının ismini ve görülebilecek canlı çeşitlerini) bilmek bilinmeyenleri azaltmaktır. Bilgi güçtür ve güç güven verir.



4- SENİ HEYECANLI YAPAN ŞEYİN NE OLDUĞUNU BUL VE ONA KARŞI KOY

Sneed kendisinin ilk kez sırt üstü suya girişini hatırlamaktadır. "Bunun bir felaket olacağını düşündüm, kafamı çarpacağım, boğulacağım. Ama bütün bu düşüncelere gerçeklerle karşı koyuyorsun. Diğer insanlar kafalarını çarpıyorlar mı? Diğer insanlar sırt üstü suya girerken boğuluyorlar mı? Eğer elindeki delilleri incelersen daha rasyonel bir bakış açın olur, heyecanını azaltabilirsin.



5- KENDİNE DIŞARDAN BAK

Sırt üstü suya giriş tekniği konusunda endişeli olan bir arkadaşına ne söylerdin? Gerçekten o kadar da zor olmadığını mı? O zaman kendine söyle. "İnsanlar çoğunlukla içinde bulundukları durumla başedebilme kabiliyetine sahiptirler" diyor Sneed. "Ama heyecan bu kabiliyeti kullanmalarını önlemektedir. Kendimize biraz dışardan bakabilirsek, o durumdan kendimizi ayırabilirsek, bu kabilyetlere ulaşabiliriz."



6- BAŞARIYI GÖZÜNÜN ÖNÜNE GETİR

Tüpe regülatörünü bağlamadan önce, bu işi doğru olarak yaptığını (regülatörü doğru şekilde tüpe bağamak, BC kamçısının sol omuz tarafında olmasına dikkat etmek v.b.) gözünün önüne getir. Tekneden atlamadan önce tüpünün vanasının açık olduğunu kontrol ettiğini, maskenin yüzünde olduğundan emin olduğunu, ağırlık kemerinin bağlı olduğunu hayal et. Birşeyi yapmadan, onu yaptığını göz önüne getirmek yalnız yapılacak işin doğru adımlarını çalışmak değil, aynı zamanda "ya ... olursa" oyununu kafandan uzaklaştırmaktır. "Kendini sakin, huzurlu, keyifli ve olumlu düşünen birisi olarak görmek çok güç verir" diyor Wickham.



7- ADETLER GELİŞTİR

Atletlerin batıl inançlara yaklaşan bazı adetleri vardır - serbest atış çizgisinde topu yerde üç kez sektirmek, maç günü hep aynı uğurlu çorabı giymek gibi. "Adet sakinleştirir çünkü bilinen birşeydir" diyor Wickham. "Kafa olarak kendini hazırlarsın." Dalıcılar için, kirli çoraplardan daha yararlı bir adet SCUBA'yı bağlarken herzaman aynı sırayı takip etmek, patikleri ve eldivenleri hep aynı sırayla giymek. Bu sadece rahatlatıcı değil, aynı zamanda herhangi birşeyin unutulmamasını sağlar.



8- ARAYA KARIŞ

Teknede yabancılarla yalnız mısın? Hayal edilen canavarları bilinmeyenin yarattığını hatırla, elbise giyen canavarlar dahil olmak üzere. "Bazı insanlar çok hassastırlar ve tekne üzerinde sosyal durum onları çok heyecanlandırır" diyor yine Wickham Efendi. "Ama eğer etrafta dolaşıp konuşur ve arkadaşça olurlarsa, yabancıların çoğunun aslında normal insanlar olduklarını anlarlar. Bu dalışla ilgili duydukları heyecanın bir kısmının yatışmasını sağlar."



9- KENDİNLE BAŞA ÇIK

Bazı dalıcılar takılmaları; alay edilmeyi önlemek konusunda o kadar endişeli olurlar ki, kendilerini gerçekte olduklarından daha deneyimli göstermeye çalışırlar. Ama böyle durumlarda, yakalanmak düşüncesi ile daha da endişeli olurlar. Bunun yerine, Wackham'ın tavsiyesi dünyadaki en deneyimli dalıcı olmadığımızı herkesin önünde kabul etmek ve yardım istemektir. "Kuşkularınızı kabullenmek üzerinizden baskıyı alır, ve çevrenizdekilerin çok da isteyerek size akıl hocalığı yapmasını sağlar. Onlara birisine yardım etme olanağı ile birlikte iyi hissetme şansı verir çünkü kendilerini daha yeterli hissederler." demiş Sneed. Kendini olmadığın birisi gibi göstermeye çalışmak takılmalara, alaya davet çıkarır. Yardım istemek ise saygı görür.



10- BASİT DÜŞÜN

Birçok şeyi bir arada yapmak heyecanı ve böylece solunum ritmini artırır. Buna "görev yüklemesi" denir, ve bu verilen isim yeteri kadar açıktır. Eğer dalış bir göreve dönüşüyorsa üzerindeki stres artar. Bu durumda dalış planını tekrar gözden geçir. Yeni bir kamerayı, yeni bir dalış bilgisayarını ve yeni bir BC'yi su sıcaklığının düşük olduğu bir derin dalışta deneme.



11- AĞIRLIĞINI DOĞRU AYARLA

Ne kadar ideal ağırlığa yakın ağırlık taşırsan sephiyen o kadar düzgün olur. Fazla ağırlık nötr kalabilmek için BC'ne daha fazla hava doldurup boşaltmana neden olur. Bu da suya daha fazla hava bırakmak anlamına gelir, daha da önemlisi, daha fazla dikkat harcaman gerekir. Sephiyen hakkında sürekli bir endişe taşırsan rahatlayamazsın. Bu da fazla ağırlık, fazla stres ve fazla hava tüketimi demektir.



12- RAHATLAMAK İÇİN KENDİNE ZAMAN AYIR

Dalışa başlamadan önce 5-10 dakika kadar rahatça oturup dinlenecek kadar kendine zaman ayır. Bu zamanı yukarıda önerildiği gibi, sırasıyla yapman gerekenleri gözünün önüne getirmek için kullanabilirsin. Kalp atış ve solunum ritmini gözlemleyerek stres seviyeni ölçmeye çalış, ve eğer varsa strese neden olan şeyi bulmaya ve onun üstesinden gelmeye bak. Dalıştan önceki bir miktar sakin ve sessiz zaman vücudundaki adrenalin seviyesinin düşmesine yardımcı olur. sakinleştikçe solunum hızın da düşecektir.



Dalış başladıktan sonra yapılacak en iyi iş solunum hızını kontrol altında tutmak, hava harcamamı nasıl azaltabilirim kaygısından uzaklaşmaktır. Wickham'a göre eğitmenlerin sürekli nefes alıp verme fikrini öne çıkarmaları doğru değildir. "Birçok insan bunu öyle bir seviyeye çıkarıyor ki sonunda hiperventilasyona giriyorlar çünkü sürekli nefes alıp veriyorlar ve rahatlamıyorlar" diyor Wickham Amca. "Ama bu doğal nefes alma değildir. Bunun yerine ben nefes aldıktan ve verdikten sonra birer duraklama -nefes tutma değil, duraklama- yapılmasını öğretiyorum." Wickham bir duraklamanın birçok yararı olduğunu söylüyor. Öncelikle, nefes aldıktan ve nefes verdikten sonra yapılan duraklamalar akciğerlerde daha fazla hava transferine izin verir. O nefesteki oksijenin daha fazlası alınır ve daha fazla karbondioksit atılır, böylece her nefesten daha fazla verim alınır ve hemen diğer bir nefese gerek duyulmaz.



Duraklamanın yaptığı ikinci şey ise solunumun daha doğal, daha sakin olmasını sağlamaktır, böylece endişe de ortadan kalkar. "Soluk almak kavramı beyninizde zaten var" diye ekliyor Wickham. "Biz zaten onun nasıl yapılacağını biliyoruz. Ne zaman onun hakkında düşünmeye başlarsanız, doğal olmayan bir durum ve böylece de stress yaratıyorsunuz demektir". Ama eğer eğer onu unutup, doğal olarak solumaya devam edersen havanı da çok daha verimli kullanmış olursun.



Wickham, nefesini boğazını kapatarak tutmaman gerektiğinin de altını çiziyor, ama bunun yerine akciğerlerini göğsünü ve karın kaslarını kullanarak kontrol etmen gerektiğini söylüyor. Solunum yolunu açık tutman, bu sürede her saniye hava giriş çıkışı olmasını gerektirmez.



Sualtında hava tüketimini azaltmanın anahtarı sakin olmakla birlikte, çok sakin veya gevşek olmak diye birşey yoktur. Dalış tamamen risksiz bir uğraş değildir. "İhtiyatlı rahatlık" dalış sırasındaki düşünce durumumuzu oldukça iyi anlatmaktadır. Neyse ki ihtiyatlılık doğal olarak vardır, burada önemli olan ihtiyatlılık ve sakinliğin dengesini iyi kurmaktır.



Bütün bu yukarıda anlatılan şeylere kafa yorarken, hava tüketimimizi azaltmak için bir de aslında akıl fikir dengeleriyle uğraşmak gerektirmeyen bazı temel, gözle görünür önlemler de vardır:



13- EKİPMANINI ENGEL YARATMAYACAK ŞEKİLDE DÜZENLE

Konsolunu, ahtapotunu vücüduna, yani BC'nin halkalarına bağla. Hortumların uzunluklarını en aza indir. Aksesuarları ceplerine koy, BC'nin halkalarından sarkmasınlar. Şnorkelini maskenden çıkar, bacağına bağla, ya da katlayarak cebine koy. Kullanmayacağın malzemeyi yanına alma, teknede bırak.



14- VÜCUDUNU ENGEL YARATMAYACAK ŞEKİLDE POZİSYON AL

Kollarını vücuduna yakın tut. Kısa palet vuruşları yap, uzun bacak hareketleri tarama yani sürtünme yaratırlar. Vücudunu yatay konuma getir, böylece paletlerin, omuzunla vücudunun yarattığı "delik"ten geçsinler. Ağırlığını BC'nin havasını tamamen boşaltabilecek kadar en aza indir.



15- SIĞDA KAL

Ekipmanın seni çevreleyen su basıncında hava vermelidir. Derinliğin arttıkça her nefeste regülatörün daha fazla hava verir.



16- YAVAŞ GİT

Su çok yoğun olduğu için içinde ilerlememiz için büyük miktarda enerji gerekir, havayı iterken harcadığımızdan yaklaşık 800 kat daha fazla enerji. Bu değer, hızın karesiyle doğru orantılı olarak artar. Yani 2 km/saat hızla yüzmek 1 km/saat hızla yüzmekten 4 kat daha fazla enerji gerektirir. Tüpündeki havayı enerji üretmek için kullanıyorsun, böylece hızlı yüzmek, hatta kollarını hızlı hareket ettirmek tüpündeki havanın şaşılacak şekilde azalmasına neden olur. Mümkün olduğu kadar yavaş hareket et.



17- KAÇAKLARI GİDER

BC inflatöründeki küçük ama sürekli bir hava kaçağı toplamda önemli miktarda hava harcanmasına neden olabilir. Bunun yanında, bu kaçak valfteki bir arızayı da haber veriyor olabilir.



18- AHTAPOTUNU KONTROL ET

Ahtapotunun free-flow'a geçmesine engel ol. Meps kısmı aşağı bakacak şekilde BC'ne bağla.





Yazan: John Francis
Çeviren : Mehmet Demirkan
Kaynak : Scuba Diving Magazine - Nisan 2006

ygt_srn
1* Balıkcık
1* Balıkcık

Mesaj Sayısı : 28
Yaş : 29
Location : Çanakkale
Kayıt tarihi : 14/05/08

Kullanıcı profilini gör http://dalistutkusu.atfreeforum.com/

Sayfa başına dön Aşağa gitmek

Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön

- Similar topics

 
Bu forumun müsaadesi var:
Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz